• Uluslararası Eczacilik Federasyonu - FIP

  • İtalyan Lisesi

  • Deniz Ticaret Odası

  • Kastamonu Birlik Toplantıları

  • Askerlik

  • Eczacılık Yüksek Okulu Talebe Derneği

  • Milli Türk Talebe Birliği

  • Bağ-Kur

İBRAHİM ÇETİNKAYA
YILBAŞI FANTEZİSİ...

NOEL BABA ve NASREDDİN HOCA, İKİ AKSAKALLI FİGÜR


Biri beklentiye sokar diğeri kahkahaya boğar,

Biri hediye için düşünülür diğeri güldürerek düşündürür,

Biri hediye için beklenir diğeri sohbet için özlenir,

Biri yılda bir anılır diğeri her zaman aranır,

Biri çocukları sevindirir diğeri herkese mutluluk verir.


30.12.2016
Yapılan Yorumlar
Mustafa Nevruz SINACI - DEMOKRASİ; “Bizim hükümet şeklimiz tam bir “DEMOKRAT” hükümettir. Ve lisanımızda bu hükümet şekli “halk hükümeti” olarak ifade edilir.” (266 / 1921-Nutuk,1954) “Siz milliyetçi topluluk; Demokrasinin ne olduğunu halka anlatmak, özellikle sizin vazifenizdir.” (269 / 1930, Ayın Tarihi, Cilt: 24 – Sayı: 82-83, 1931)
- “Ulus’ta efendilik yoktur, hizmet etmek vardır. Bu ulusa hizmet eden onun efendisi olur.” (Atatürk, S.D., Cilt: 1 – Sayfa: 216 / 1989)
- “Bizim yüzümüz daima temiz ve pak idi ve daima temiz ve pak kalacaktır. Yüzü çirkin, vicdanı çirkinliklerle dolu olanlar, bizim vatanseverce, vicdanlıca, namusluca ve dürüstçe hareketlerimizi küçük ve çirkin ihtirasları yüzünden, çirkin göstermeğe kalkışanlardır.” (271/ 1927-Nutuk: 2, Sayfa: 1174 –1984) “Evvelâ, toplumsal hürriyet, efendiler! Toplumsal hürriyet! Millete evvelâ bunu vereceğiz; Böylece o, kendi siyasi hürriyetini alacağı ve iyi kullanabileceği safhaya gelir.” (Sadi Borak, 1997)
- “Biz, eski dünyanın en genç demokrasisiyiz. Siz, yeni dünyanın büyük demokrasisi, bu eski dünyadaki yeni demokrasi kardeşinize dikkat ediniz; önem veriniz..” (Amerikan Amirali Bristol ile görüşmeleri, Ruşen Eşref Ünaydın) “Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm veya yok olma vardır. Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası hürriyettir. Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin ve büyük atalarımın en kuvvetli miraslarından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılmış bir adamım. Bir millette onurun, saygınlığın, namusun ve insanlığın meydana gelebilmesi ve devam ettirilebilmesi, mutlaka o milletin hürriyet ve bağımsızlığına sahip olmasıyla mümkündür. Vatandaş; Hürriyeti tanıyan, ona saygı duyan, onun sağlanmasını ve korunmasını en birinci vazife sayan; Siyasi idare ise, doğal olarak Demokrasi esasına dayanan Cumhuriyettir.” (1907-1921 / 282, 292 Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt: 2-3 – Türk İnkilâp Tarihi Yayınları, 1952-1954-1969)
- Biz ne Bolşevik’iz, ne de komünist, asla ne biri, ne diğeri olamayız. Çünkü biz milliyetçi ve dinimize saygılıyız. Özetle, bizim hükümetimizin şekli “Tam Bir Demokrasi” hükümetidir. Ve dilimizde bu hükümet “halk hükümeti” diye adlandırılır. (1929-Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt: III – 1954 / 303 – Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Yayını)
- Türkiye de Bolşeviklik olamayacaktır. Çünkü Türk Hükümeti’nin ilk gayesi halka hürriyet ve mutluluk vermektir. Zira komünizm Türk milletinin en büyük düşmanıdır. Her görüldüğü yerde mutlaka ezilmelidir. (1931-Atatürk den Düşünceler. Enver Ziya Karal, 1981 – Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları)
- Cumhuriyet rejimi demek, mutlak bir faziletle idame, ikame ve idare edilen demokrasi sistemiyle kaim devlet şekli demektir. Yolunda çalıştığınız büyük kutsal ideali halkın kalbinde bir fikir halinden bir his haline getirmelisiniz. Demokrasinin ne olduğunu halka anlatmak ve maddeler halinde açıklamak lâzımdır. Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlatınız. Onlara, Cumhuriyet prensiplerini sevdiriniz. Bunu kalplere yerleştirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayınız., Cumhuriyetin iç siyaseti vatandaşın yaşayışını hiçbir etki, baskı ve sataşmanın tesirinde bırakmaksızın sağlamaktır... (1929-Ayın Tarihi, Sayı: 68-1920., 19.12.1930, Cumhuriyet Gazetesi ile 1933, Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler, Prof. Afet İnan, Türk Tarih Kurumu Yayını-1959 ve Atatürk’ü Tanımak ve Anlamak, Behzat Şaşal, Anayurt Gazetesi, Ankara-2004)
- Bilinmelidir ki: TÜRKİYE CUMHURİYETİ, DEMOKRASİ ESASINA DAYALI BİR DEVLETTİR. Demokrasi ise, esas itibarıyla, siyasi niteliktedir, fikirdir, ferdidir, eşitlikçidir. Demokrasinin bu esas noktalarına göre:, Vatandaşın siyasi hürriyet ve çalışmasını sağlamak ve vatandaşın bilimsel, sosyal, sanat, ahlâk gibi fikri sahalarda gelişmesiyle ilgilenmek ve vatandaşın milli egemenliğe, usullere uygun olarak katılma hakkını ve bütün vatandaşların aynı siyasi haklara sahip olmalarını sağlamaktan ibaret olan noktalar, devletin vatandaşa karşı başlıca vazifelerinin sınırını gösteren işaretlerdir. O halde demokrasi esasına dayalı bir devlet, bir sosyal yardım sistemi veyahut bir ekonomik teşkilât sistemi değildir. Bunun için, bu sahalara ait işlere zaruret hâsıl olmadıkça devletin karışmaması, bütün buna benzer işleri kişilere veya kişilerden oluşan şirketlere bırakması mümkündür. Bir imkânın derecesini anlamak için, devletin millete ve memlekete karşı, yerine getirmeye mecbur olduğu birinci derecedeki vazifelerinin, ikinci derecede görülen vazifelerle ilişki ve bağlantılarını düşünmek lâzımdır. (1929 – Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk’ün El Yazıları, Prof. Afet İnan – Türk Tarih Kurumu Yayını, 1969)
- Millet, hükümetin gözcüsü olmak durumundadır. Çünkü, hükümet icraatı kötü olur da millet itiraz etmezse, bütün kusur ve kabahate katılmış olur., (26.12.1919) Siyasi terbiye, siyasi ahlâk ve mutlak dürüstlük lüzumunu hissettirir., (1923-Nutuk) Siyasi teşkilâtlanmada partiler, ekonomik amaçlara dayanarak oluşurlar. Parti kurulmasından başka bir amaç yoktur. Başka amaçla kurulan partiler, “gerçek parti” değildir. Onlar; Hırs, çıkar ve çapulcu partileridir. O halde biz öyle bir parti kuracağız ki, bundan bütün milletin ayrım gözetmeksizin çıkarını ve korunma vasıtalarını ve mutluluğunu sağlamayı vazife edinebilsin. (1923–Gazi M. Kemal Atatürk’ün Eskişehir – İzmit Konuşmaları, Arı İnan – Türk Tarih Kurumu, 1952) Ben, öyle bir parti kurulmasını düşünüyorum ki, bu parti milletin bütün sınıflarının refah ve saadetini sağlamaya yönelik bir programa sahip olsun. Milletimizin şartları buna uygundur. (1923 – Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt: 2, 1952)
- Siyasal arenada, bir çok oyunlar görülür. Fakat kutsal bir idealin belirtisi olan (Demokrasi ve) Cumhuriyet idaresine, çağdaş harekete karşı cahillik ve tutuculuk ve her çeşit düşmanlık ayağa kalktığı zaman, özellikle yenilikten ve Cumhuriyetten yana olanların yeri, gerçekten yenilikten (Demokrasiden) ve Cumhuriyet’ ten yana olanların yanıdır; Yoksa gericilerin ümit ve faaliyet kaynağı olan taraf değil. (1927-Nutuk. Cilt: 2 – M. K. Atatürk, TDTE Yay. 1960) - Dikkat edilecek nokta olarak gösterdiğim nitelik; Yalnız, lâik, cumhuriyetçi, milliyetçi ve samimi olmaktır. (1931-Atatürk, N.Arslan)
- Takip edilen amaçlar hiçbir zaman kişisel olmamalıdır. Geçmiş sistemlere bağlı kalanlar ve geleneklerinden sıyrılmayanlar hiçbir zaman modern bir devlet meydana getiremezler. (1938–Atatürk’den Düşünceler, Enver Ziya Karal, T.İş Bankası Yayını, 1969)
- Türkiye Cumhuriyetini idare edenlerin, demokrasi esasından ayrılmamakla beraber ılımlı devletçilik prensibine uygun yürümeleri, bugün içinde bulunduğumuz durumlara, şartlara ve zorunluluklara uygun olur. Bizim takibini uygun gördüğümüz ılımlı devletçilik prensibi sosyalizm değildir., Önemli ve büyük işleri, ancak milli servetin ve devletin bütün teşkilât ve gücüne dayanarak, milli egemenliğin sağlanmasını ve uygulanmasını düzenlemekle vazifeli olan hükümetin, mümkün olduğu kadar üzerine alıp başarması tercih olunmalıdır., Türkiye’nin tatbik ettiği devletçilik sistemi 19. asırdan beri sosyalizm teorisyenlerinin ileri sürdükleri fikirlerden alınarak, tercüme edilmiş bir sistem değildir. (1929 – Medeni Bilgiler ve 1936 – Sümerbank Dergisi, Cilt: 3 – Sayı: 29, Uluğ İğdemir-1963)
- Cumhuriyet ve Demokrasi; Kanunlar önünde “kesin bir eşitlik” kabul eden ve hiçbir kişiye, hiçbir aileye, hiçbir sınıfa, hiçbir topluluğa ayrıcalık tanımayan bir rejimdir. Cumhuriyet rejimi, bunu benimseyen ve yaşayan kişileri, halktan ve halkçı, (demokrat) olarak kabul eder. (1935-Ulus Gazetesi)
- Bir devlet adamı, kendi insani hislerine tabi olarak devlet meselelerini halledemez. O yetkiye sahip değildir. Memleket, kimsenin malı, mülkü değildir. Yalnız, biz Türkler, memleket ve milletin idaresini elimize aldığımız zaman, yetki ve sorumluluğumuza verilen yüksek seviyeli devlet işlerini yabancılarla çözümlemeyi kural (gelenek) kabul ediyor ve bu tutumumuzla bir çocuk gibi aldanıyoruz. (1918-Mustafa Kemal Atatürk’ün Karlsbad Hatıraları, Prof. Afet İnan, Türk Tarih Kurumu Yayını,1983)
- Bir millete, özellikle, milletin yönetiminden sorumlu bulunan yöneticilerin kişisel ihtirasları, kişisel münakaşaları, milli ve vatani vazifelerinin gerektirdiği yüce duyguların üzerine çıkacak dereceye varmış olan memleketlerde, dağılmaktan ve batmaktan kurtulmak mümkün değildir. Millete efendilik yoktur. Hizmet etmek vardır. Bu millete hizmet eden, onun efendisi olur. Dünyada hükümet için yasal, yalnız ve tek bir esas vardır. O da, karşılıklı görüşme ve danışmadan ibarettir. Hükümet için ilk ve esas şart; Yalnız ve yalnız karşılıklı görüşme ve (halka) danışmadır., Memleket işlerinde, millet işlerinde, gerçek işlerde duyguya, hatıra, kardeşliğe ve dostluğa bakılmaz., Sıradan politikacılarla milleti parçalamak ihanettir., Hükümetin varlığının sebebi : Memleketin güvenliğini, milletin huzur ve refahını temin etmektir. Bütün memlekette istikrarlı bir güvenlik egemen olmalıdır. Millet büyük bir huzur ve emniyet içinde rahat bulunmalıdır. Memleketimizin herhangi bir köşesinde halkın emniyetini, devletin bütünlük ve güvenliğini bozmaya kalkışanlar, devletin bütün kuvvetlerini karşılarında bulmalıdırlar., Hükümetin iki hedefi vardır; Biri milletin kollanmasını ve ikincisi Milletin refahını temin etmek. Bu iki şeyi temin eden hükümet iyi, edemeyen “kötü” dür., Bu da, millete siyasi terbiye vermekle olur. (1921-Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt: 1, Türk İnkılâp Tarihi Yayınları-1945)
- Memleket ve millet hizmetlerine önder olmak isteyenlerin ilham kaynağı milletin hakiki hisleri ve istekleridir. Bizim söz edilmeye değer bir hareketimiz varsa, o da milletin duygu, düşünce ve eğilimlerinin varlığına temas etmeye çalışmaktan ibarettir. Her türlü başarı sırrının, her çeşit kuvvetin, kudretin hakiki kaynağının milletin kendisi olduğuna kanaatimiz tamdır. (1925-Cumhurbaşkanı, Başbakanlar ve Milli Eğitim Bakanlarının Milli Eğitimle İlgili Sövlev ve Demeçleri, Cilt: 1)
- Muhterem milletime, şunu tavsiye ederim ki; Sinesinde yetişerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki asıl cevheri, “çok iyi incelemek” dikkatinden bir an bile vazgeçmesin. (1927-Nutuk, Cilt: 2, Mustafa Kemal Atatürk – Türk Devrim Tarihi Enstitüsü Yayını, 1960)
- Yazgısını kendini zincire bağlayan kişilere bırakan uluslar, o kişilerin keyif ve emellerine oyuncak olmaya karar vermiş, boyun eğmiş sayılırlar. Bu tür uluslar, talihlerini ellerine bıraktıkları insanlar başarılı oldukça, o insanların daha güçlü baskısı altında kalırlar. Başarılı olamazlarsa; Felâket, çökme, yalnız o insanları değil, onlara bağlı olan sosyal toplumu da bulur. O halde her iki ihtimalde de böyle bir ulus felâkete uğrar., Bir ulusun namuslu ve dürüst bir varlığa, saygın bir duruma sahip olabilmesi için, o ulusun yalnız bilgi ve teknikte üstün olması yetmez. Her bilimin, her şeyin üstünde bir özelliğe sahip olması gerekir ki, o da ulusun belirli ve olumlu bir karaktere sahip bulunması gereklidir. Böyle bir karaktere sahip olmayan bireyler ve böyle bireylerden meydana gelmiş uluslar hiçbir dakika gerçek bir devlet meydana getirmiş olmazlar. Böyle uluslar fesat ocağı olurlar. (Ocak,1922-Söylev ve Demeçler, Cilt: 2 – Sayfa: 30 ve 8, T.D.T. Yayını-1989)
- Türk milletinin toplumsal düzenini bozmaya yönelen didinmeler boğulmaya mahkûmdur. Türk milleti, kendinin ve memleketinin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen bozguncu, alçak, vatansız ve milliyetsiz beyinsizlerin saçmalamalarındaki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara hoşgörü gösterecek bir topluluk değildir. O, şimdiye kadar olduğu gibi doğru yolu görür. Onu yolundan saptırmak isteyenler, ezilmeye ve kahredilmeye mahkûmdur. Bu hususta, köylü, işçi ve özellikle kahraman ordumuz candan beraberdir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. (1929-Ayın Tarihi, Cilt: XX, Sayı: 65-1929 / 324-325)
- Bir çok şeye aklım eriyor ama seçim zamanı vatandaşı avlamanın sırrını henüz bulamadım. Seçimde önem verdiğim esaslı nokta, prensipler ve doğru yollar üzerinde sebat etmektir İnönü (Turhan Dilligil, Bayar-İnönü Yakınlaşması, Adalet Yayınları,1969 s.55-56)
Yazıya Yorum Yap
Adınız
Email Adresiniz
Mesajinız
Güvenlik Kodu
Kodu Giriniz
Kullandığınız Tarayıcı : Bilinmiyor
İp Adresiniz : 54.145.51.250
Toplam Hit : 1731542
Internet Explorer 6.0 ve Üzeri Web Tarayıcıları ile 1024 x 768 Çözünürlük ve Gerçek Renk Ekran Özellikleri Tavsiye Edilmektedir.
@2010 wwww.ibrahimcetinkaya.com Tüm Haklari Saklıdır. izinsiz ve kaynak gösterilse dahi kullanılamaz.
a
a
a